Canım arkadaşlarım(!)

Şimdi oturup günümüzün çıkar ilişkilerinden bizlerde yarattığı olumsuz etkilerden bahsetmeyeceğim çünkü korkunç bir şekilde bu batağa düştüğümü fark ettim. Biraz iç dökmek biraz da iyi niyet suistimalinden olsa gerek üniversite hayatıma başlayana kadar gerçekten saf ve temiz arkadaşlık ilişkileri kurmak için inanılmaz çabaladım. Hatta o kadar abarttım ki, içimdeki “iyi ben”e inanarak herkes tarafından sevilme arzusu güttüm. Çünkü insanlara iyi davrandığım sürece gelen tepkilerin de iyi olacağını düşünüyordum. Meğerse, biraz üzülerek söylüyorum ama, ancak çoğu zaman birinin çıkarına uygun bir tavır sergiliyorsanız seviliyormuşsunuz.

Lise hayatım gerçekten hayatımın en zor dönemiydi diyebilirim. 20 senelik hayatında ne zorluk gördün ki diyebilirsiniz ama ergenlikle baş ederken ve kendinizi bulma çabası içindeyken geleceğinize yatırım yapıp üstüne üstlük hayatınızı idame ettireceğiniz kararlar almak bence en zor şeylerden biri. Aklınız istemsizce hem çevredeki eğlenceye hem de avanaklık ve aylaklığa kayıyor. Oysa eğitim sistemsizliğinin sizden ufacık bir sürede ilgi alanınızı ve mesleğinizi seçmenizi bekliyor. Ben daha “Ne işe yarıyorum bu hayatta?” sorusuyla yüzleşmek için inanılmaz derecede toyken çevremin de benden olmamı beklediği kişi değil de olmak istediğim kişiyi aramakla uğraşıyordum. Şu an pek de bulduğumu söyleyemem işin açıkçası, çünkü henüz elimde kabataslak bir yol var fakat o dönemlerde bu yoldan inanılmaz derecede uzak ve daha hayatıma kimi alıp almamı bile bilemeyecek düzeyde primitifliğe yatkın bir insandım.

Bu yüzdendir belki, ben de birçok insan gibi hatalar yaptım. Kabul görme arzusuyla arkadaş çevresimi genişletmek, yeni insanlarla tanışmak ve kendimden taviz vermek gibi saçma sapan işler yaptım. İnsanların çıkarlarına dokunmadığım sürece dünyanın en iyisi bendim zaten başta, sonra aklım biraz biraz yerine gelince etrafımdan insanlar hoppala paşam malkara keşan ezgisi eşliğinde yok olmaya başladılar zaten. Dumura uğradım, hem de kendimden nefret edecek bir boyutta.

Durdum, sordum kendime belki binlerce kez ne yaptığımı. Bir sonuca ulaşamıyordum çünkü bihaberdim bu çıkar ilişkileri olayından. O zamanlar da hislerimin peşinden giden bir insandım. Bugünden o güne değişen tek şey insanlara daha zor kendimi açmam ve kocaman bir güvensizlik duygusu oldu. Bunların negatif etkenler olduğunu da düşünmüyorum işin aslında. Herkes kendi derdine düşmüşken durduk yere sevilme arzusu biraz aptalca geliyor. Keşke böyle olmasaydı da demiyor değilim ama iş bir noktada biraz olsun ayak uydurmaya dönüyor. Ayak uydurmazsan, kendi sınırlarını yaratıp duvar çekmezsen tek zarar gören sen oluyorsun çünkü.

Sırf tüm bunlar yüzünden zaten üniversiteye geçiş süresince kendi aklımda hep kurguladım. Herkese bir tık daha uzak olmayı amaç edindim kendime. Kimseyle göbek bağım bir kesilmiş gibi davranmayacağım, dedim. İşe yaradı mı, yaradı. Pek inancım kalmadı şu noktada çünkü o “dost” kavramına. Kalan inancımı da hak edenlere ya da edebilecek potansiyele sahiplere bıraktım. Savunma mekanizması mı, ders çıkarmak mı yoksa eleştirdiğim şeye dönüşmek mi ne derseniz deyin ama gözümün biraz açıldığına inanıyorum. Son zamanlarda da çok güvendiğim birini durduk yere kaybedip bunun üstüne de yazmıştım zaten. Öyle bir noktaya geldim ki “Artık biri daha hayatımdan çıksa çok da üzülmem.” diyorum içimden. Üzülmem, gerçekten üzülmem çünkü zaten çıkma potansiyeline sahip kişileri şimdiden apaçık görebiliyorum. Bu kez insanları görmek istediğim gibi değil oldukları gibi görüyorum. Herkesin içinde “iyi” kavramı gerçekten vardır belki, ama ben sadece bunu bana gösterene gösteriyorum.

Çok da umutsuz şeylerden bahsetmiyorum aslında çünkü hayatımda sağlamlığına inandığım insanlar da var. “Hiçbir şey sonsuza kadar sürmez.” lafı bence çok doğru ama. Ben de gerçekten ilişki kurduğum insanlarla şu anımda geçirdiğim bütün güzel anların keyfine bakmaya çalışıyorum. Geleceğe dair tabiki bir dolu hayalim var ama ne olursa olsun ana odaklanmak istiyorum. Bir şekilde bu beni inanılmaz keyiflendiriyor çünkü.

Posted in: Genel

Canım arkadaşlarım(!)” için bir yorum Yorum bırakın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.