Sevgi Dilencisi

Son zamanlarda kendimi yine oturup yaptıklarımı sorgularken bulmaya başladım. “Neyi amaçlıyorum, ne yapıyorum, yaptıklarım gerçekten beynimin rızası ile mi gerçekleşiyor?” gibisinden. Dün akşam, her zamanki gibi uyku problemimle baş edemeyip sabahladım. Bu sefer sabah ilk kez kendimden nefretle ve kabus görerek uyanmadım. 2 saatlik uykuyla güne başlasam da sabahın ilk ışıklarına dek sohbete daldığım arkadaşım hem bana bir şeyler hatırlattı hem de bir şeylerin farkına varmamı sağladı.

Mutlu son yok, mutlu sona erme çabası var. Zaman aslında hiçbir şey ve sen ne yaparsan yap bir şeyler değişmiyor. Aşırı pesimiste bağlamadım aslında, sadece havasına suyuna bittiğim melankolik yanım baş gösterdi dün gece.

Kafama takmıştım mutlu olmayı, evet. Ne yalan söyleyeyim baya uzuncana bir süre de çok iyi idare etti beni ama geri dönüp blogumda yazdıklarıma bakınca evet diyorum, evet hala aynı yerdeyim. Yine kalbim o veya bu ‘saçma’ nedenden kırılmış, bir kez daha boşuna çabalamışım ama en önemlisi de kendimi iyice ‘sevgi dilencisine‘ döndürmüşüm.

İnsan dur durak bilmeden değişen bir canlıysa ben neden değişemiyorum? Neden kendimi bir türlü sevilmeye layık göremiyorum? Hadi azıcık olsun gördüm diyelim, neden sevilmiyorum? Neden daracık bir sokağın kenarına çökmüş, üstü başı dökülen, acınası haldeki sevgi dilenen kadın olarak görüyorum kendimi rüyalarımda?

Rüya da denemez belki buna. Kabus boylu boyunca. O daracık sokaktan tek bir kişi devamlı geçiyor, yüzüme bakmıyor, ben sevgisini dilendiğimle kalıyorum.

Rüyalar bilinçaltını yansıtır derler. Belki alt benliğimde bunun acısını az da olsa çekiyorumdur fakat devamlı aynı rüyayı sil baştan görmek o kadar yordu ki. Sırf bu yüzden olabildiğince geç yatıyorum.

Yoruldum. Çabalarımın ilk filizlerini vermesini beklerken tarlayı tuzlar gibi kökümün kurutulmasından çok yoruldum. Hevesimi doruklarda yaşarken bu kadar dibe batmaktan yoruldum.

Niye yazmıyorum artık bloga aslında biliyorum. Gelecekte geri dönüp baktığımda bu halimi görmekten utanıyorum. Bu sefer benim akıbetim fazlasıyla belli sanırım. Bir kez daha aynı hatayı yapıyorum, bir kez daha bloguma günlük yazıyorum. Hadi yine vursunlar beni.

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: