Ben niye/yine mutsuzum

Eminim ki zaman zaman böyle hisseden tek ben değilim. Kocaman bir boşluk hissediyorum içimde. O kadar kocaman ki belki de kendimi içinde kaybediyorum. Aramaya da çok niyetim yok şu sıralar çünkü anlamlandırmaya pek de mecalim kalmadı.

Her zaman yaptığım şey, neye çok fazla istekle ve içtenlikle başlasam en küçük bir vurgunda aslında ne kadar kırılgan olduğum dank ediyor kafama. Belki de kendimi bu yüzden bu kadar çok suçluyorumdur. Şevkim kırılıyor yani kısacası. Hal de bu olunca alıyor beni bir ümitsizlik ve karamsar düşüncelerimin içinden çıkamayacak halde buluyorum kendimi.

Bir şeylerin oturması, güçlenmesi için ne olursa olsun konuşulması gerektiğine inanan biriyim ama şu radde de konuşacak halim kalmamış gibi hissediyorum. “Hislerimin peşinden, elimden geldiğince çabalayacağım.” diyorken bir anda “Artık nereye kadar gidiyorsa gitsin.” ruh haline girdim. Haliyeti ruhiyemin vaziyeti de buyken şimdi daha da karamsarlaşmaya başladım sanırım.

Ağzımdan belki çok laf çıktı bugüne kadar ama sustuklarımdı gerçek düşüncelerim. Bir an önce toparlayayım şu çirkin düşünceleri diye her şeyin üstünü kapaya kapaya kocaman bir hendeği dağa çevirmişim de haberim yokmuş.

Duruyorum. Duruyorum ki sakinleşip mantığımı devreye sokabileyim diye ama başladığım yere geri dönüyorum. Hakikaten bu kadar da yıprandığıma inanamıyorum çünkü.

Küçük şeylerle mutlu olabildiğim kadar da küçük şeylere üzülebildiğimi de fark ettim bu gece. Pollyannacılık da bir yere kadarmış yani. Her şeyin azı kar falan değilmiş. Güçlü olmaya çalışmak, gerçekten güçlü olmadığınız sürece komik bir yalan üstüne üstlük de gereksiz bir avuntuymuş.

Böyle olumsuz ve pesimist ruh halimi yazmaktan nefret ediyorum tabii de, dayanma sürem hakikaten çok az. Yazsam ne değişecek diye de soruyorum kendi kendime, cevap çok net: hiçbir şey. Ama içine at at bir yere kadar. Uyandığımda 3 saniyede hiçbir şeyin değişmeyeceğini ben de biliyorum tabii ama bu sefer -mış gibi yapıp normal davranmaya mecalim bile yok, siz farz edin ki bu yine geçtiğim saçma bir evre.

Yine de, kahve fallarına kalmadığıma şükrediyorum en azından bu sefer. Belki de tarot falan baktırmam lazımdır. Böyle sonuna kadar açık güzel bir kapı lazım bana şu an çünkü. Her şey beni de peşi sıra dibe sürüklemeden elimden tutup çekebilecek bir güç ya da. Hala bir şeylere bel bağlama gayesinden de vazgeçemiyorum işte, bu da şu an beni güldürebilen tek şey.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: