Venüs kova burcundaymış

Venüs kova burcundaymış, ondan benim bu hallerim.

Açık konuşayım, burçlara pek inanmasam da birazcık zorluyorum hep kendimi bel bağlamak için. Bu tıpkı bir ara Falaaddin’e kahve fincanımı atıp ‘Karşına hayatının aşkı çıkacak!’ demesini beklemek gibi bir şey. Çöp olduğunu biliyorum ama el mahkum, insan duymak istiyor sadece işte.

Zaman mevhumumu zaten çoktan kaybettim ama 3 gün kadar bir süre sonra 20 yaşımı dolduruyorum. 3 gün sonra oklar kova burcunu göstermeye başlayacak ve bir de üstüne üstlük Venüs kova burcuna gelmiş. Açıkçası bu yazımı bir arkadaşımın Venüsün kova burcunda olmasıyla ilgili bir yazı yazmasından esinlenerek yazmaya başladım. Kendime suçlayacak bir şey arıyorum ya hani, bu sefer de ‘Neden bu olmasın?’ dedim. Yoksa bu konu hakkında pek de bir bilgim olduğunu söyleyemeyeceğim.

Bundan birkaç sene önce çok yakın bir arkadaşım burçlarla ilgilenirdi. Arada bir ‘Bakın retro var bügün kesin exlerimiz bize dönecek.’ derdi. Birgün yine retro vardı, o gün yine ‘eski biri’ bana yazdı ve o gün şans bu ya, o arkadaşım o eski biriyle “bir nevi” aldattı beni.

20’li yaşlara geçmenin hep yaşlanmak gibi olacağını düşünürdüm çünkü hayatınızda çoçukluğunuza attığınız bütün suçlar 10 yaşında da 19 yaşında da olsanız kabul görür gibi geliyordu bana. 20’de iş ciddiydi. Hayatta birçok şeye ciddi bir adım atıyordunuz çünkü. Çalışma hayatınıza bir elin parmağından daha az sene kalmıştır, lise çoktan bitmiştir ve her şey bir anda ciddileşmeye başlamıştır. Tabii bunları içten bir şekilde ben de söylemek isterdim ama gelin görün ki boş gezenin boş kalfası gibi dolanıp durmamın yanı sıra şu an bütünlemelerime çalışacağıma blog yazıyorum.

Doğduğum zamana mı lanet okusam yoksa direk kendime mi bilmiyorum da kendime çok kızıyorum son zamanlarda. Hani ‘Getting yourself together’ denilen bir şey var ya İngilizcede, benim lügatıma girmemiş bu deyim. Yok yani toparlayamıyorum kendimi çünkü isteğim kocaman bir sıfır.

İnsan psikolojisi, durmadan başka başka şeyleri suçlamaya çalışıyoruz. Kendimize yedirememekten değil belki ama bu kurban rolünü oynamak hepimize daha kolay geliyor. Bahaneler üretip bir de utanmadan onların arkasına sığınıyoruz. Şu an ben de mertçe  çıkıp ‘Saldım işte finalleri, çalışmadım.’ diyemiyorum, gidip Venüs’ü suçluyorum.

Keşke bir burç yorumumundan ‘Yoğun bir sınav dönemin ve duygusal çöküntü dönemin denk geldi. Senin elinden bir şey gelmezdi ama toparlayacaksın.’ gibi bir şey çıksa da rahatlasam. Neden, çünkü güzel yalan. Orada durup ‘Gel Irmak bana inan!’ diye sayıklayıp duruyor.

Henüz her şey için çok geç değil belki ama yukarıdaki beyefendiye ‘Ya nolur bana yeni yaşımda azıcık akıl ver de kullanayım.’ demeye yüzüm bile kalmadı. Bana kalsa 19 senedir can hıraş çoşkuyla kutladığım 21 Ocak’ta bu sene eve kapanıp depresif takılırdım. Müsaatim şu an kendime acımaya. Şevkat eksikliğinden mi artık sevgisizlikten midir bilmiyorum da depresyona girmeme son 3 gün kalmış gibi hissediyorum. O yüzden 20 yaşıma girene kadar günler uzadıkça uzasın da belki bu süre zarfında biraz akıllanabilirim yoksa işim şu an Venüs’e kaldıysa biraz sıkıntı.

Ekte henüz hayatın gerçekleriyle tanışmamış 2 yaşında bir Irmak var. Nostalji olsun madem diye bunu koydum. O zamanlar tek derdim mumu üfleyememekti tabii.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: