Boşlukta mıyım yoksa ben mi boşum

Yazıyorum çünkü içimde bitmek tükenmeyen bir kaleme sarılma aşkım var, kıyının setine çarpıp tenime hafif hafif vuran denizin dalgaları gibi tutulamayan bir sürü düşüncem var, içinden çıkamayacağımı hissettiğim kocaman bir kutuya sığdırmaya çalışmaktan bıkıp usandığım hatalarım var ve bir yandan da her şeyi yazmaya alıştığımdan olsa gerek, ‘Ya yazamazsam.’ diye içimde büyüttüğüm korkularım var.

Karmaşa ve belki de biraz kaostan olsa gerek, son zamanlarda ‘Ya hakkaten ben ne işe yarıyorum?’ diye sorgulayıp duruyorum. Ne adam akıllı yapabildiğim bir spor, ne size konçertolar çalabileceğim bir enstrümanım ne de benimle konuştuğunuzun 30. saniyesi anlayabileceğiniz zehir bir zekam var. Lisem ve üniversitem bir kenara şöyle dursun, akademik açıdan çok da parlak ve gelecek vaat eden bir öğrenci sayılmam. Hatta ve hatta millet aa ve ba’larıyla çoşuyorken benim 2’ye zar zor yaklaşan bir ortalamam var.

Tamam, belki akademik başarı pek de bir şey sayılmayabilir ama gelin görün ki biraz değil gayet ciddi bir şekilde boşa yaşadığımı düşünüyorum. Zaten kimse benden Dünyayı değiştirmemi falan beklemiyor olabilir ama ruhum bedenimi bir daha arkasını dönüp bakmadan bırakacağı vakit en azından yeryüzünden geçirdiğim vakitte birkaç ufak yararlı bir şey kalsın benden geriye istiyorum. Bir de tabii ölmeden düşüneceğim 3-5 saniyem olursa en azından ‘Evet ben kendime bir şeyler katmayı başardım.’ demek istiyorum.

Şimdi gerçekten tek ihtiyacım olan şey sanırım kendi psikolojimi analiz etmek. Tiplemeler üstünden bir şeyler yazmayı zaten seviyorum ama bunu da bir şeye yoramıyorum. Evet pekala, üniversiteye yeni başladım hayatımda birçok şey stabilleşti ama neden hala ben huzura kavuşamadım? Boş boş oturmayı özlemişim bile diyemiyorum. Yerimde duramıyorum şu an.

Çareyi oturup boş zamanlarımda (ki bu zamanlar oldukça fazla) ne yapacağımı listelemede buldum. Aldım kalem kağıt elime, geçmiş senelerde ve özellikle de sınav senemde neler yapmak istediklerimi yazdım. O zamanlar boş vakitlere olan hasretimden olsa gerek, tonlarca hayalim vardı. Şimdi ne oldu tabii dumura uğradım.

Milat mı dersiniz yoksa başka bir şey mi bilmiyorum ama daha fazla vaktimi öldürmek istemiyorum.

Eminim bunları okuyan birçok kişinin de şu an aklından aynısı geçiyordur çünkü ne kadar yoğun olursanız olun hayatınıza es verip bulunduğunuz noktaya baktığınızda öyle ya da böyle kendinizi mutlu edecek ve bir yandan da sizi geliştirecek şeylere ihtiyaç duyuyorsunuz. Bu ‘hobi’ kavramı buradan çıkıyor sanırım. Asıl uğraşınızın kenara konulup o mola anında yapılan şeyler. Benim tek hobimin şu an blogum olduğunu düşünürsek durup durup buraya dadanmamın tek nedeni budur belki de.

Yazımı bitirmeden kendime bir kere daha söz verdirtiyorum, bugün ve yarın artık ‘boş’ oturmanın dışında bir şeyler yapıp ilgimi başka taraflara çekeceğim. Hobi mi dersiniz yoksa yararlı bir şeyler yapma çabası mı bilmiyorum ama bu leyla tavrımı kenara bırakıp biraz dizginlerimi elime alıyorum.

Posted in: Genel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.