En sevgi dolu yazım

Ne kadar tuhaf bir şey değil mi bir anda uçuyor hissederken yere çakılmak? Ya da tam çakılacağınız anda yere değmeden eski ihtişamınızla yükselmek. Bazı şeylerin farkına vardıkça aslında ne kadar tek düzeymiş hayatım diyorum. Bir yandan çoğu kötü şeyden uzak bir hayat sürdüğüm için müteşekkir oluyorum, bir yandan da zorluklarla baş etmem çok fazla gerekmediği için çok mu hazıra konmuş bir hayat sürdüğümü düşünüyorum.

Her zaman istediklerim olmadı tabii, ama ailemin desteğine ve bana kol kanat germelerine o kadar alıştım ki, bu sevgi ve güveni kaybedersem ileride ne yapacağımı sorguluyorum sürekli. Güvende hissetmek mükemmel bir duygu. Öyle ya da böyle başımızı sokabileceğimiz bir ev, bir yuva, bir aile olduğu zaman iyi hissediyoruz. Çoğu zaman kendimizce gerekli ama pek de büyütülmesine gerek olmayan şeylere üzülüyoruz. Bir yandan ne kadar şanslı olduğumuzu bilmeden belki de.

Bu yazıyı mutlu aile tablomu kimsenin gözüne sokma amacıyla yazmıyorum aslında. Kötü hissettiğim anda hayatın güzel noktalarına tekrar parmak basabilmek için yazıyorum.

Sadece benim için değil, hepimiz için bu tarz güvende hissettiren ya da mutlu eden pek de farkında olmadığımız noktalar olduğunu düşünüyorum. Ne kadar yolun sonunda gibi hissetsek de, hayal kırıklıkları yaşasak da, hatta ve hatta vazgeçmek üzere olsak bile bir tutanağımız vardır hep. Bu bir insan olabilir, bir obje hatta bir tutku bile olabilir. Ama illaki vardır. Şunu okuyabildiğinize göre, aklınıza ilk gelen kötü durumda bile sizi sağlam ayakta tutan şeyden bahsediyorum. Kimsenin hayatı uzun dönemli sonsuz mutlu değil sonuçta. Belki an itibariyle yaşadığınız, geçmişten kalan ya da gelecekle ilgili ufak bir kaygınız vardır. Tam bu noktada odağınızı değiştirip mutlu şeyleri fark etmeye başlarsanız inanın bana her şeyin üstesinden gelip yeni çözümler üretmeye başlarsınız.

Ben 19 senelik hayatımda bunu öğrendim. Eskiden inanilmaz derece pessimist yani kötümser bir insandım. Bazen acılarla beslendiğim bile olurdu. Mazoşizm gibi duruyor bu, ama hep kendimi bu yöne iterdim. Sonra fark ettim ki, ben bununla uğraşırken aslında hayatın kendisini kaçırıyorum. Yaşayabileceğim birçok güzel şey ve kurabileceğim onlarca mutlu senaryo varken hep kötü şeylere takılıyordum. Beni bu noktada aydınlatan da annemin, babamın ve kardeşimin sevgisi oldu. Her zaman onların sevgisi iyileştirdi aslında beni ne yaşarsam yaşayayım. En hoşlarına gitmeyecek davranışları sergilediğim bile sinirle çıkışsalar da bana sonunda mantıklı davrandılar ve beni hep iyiye yönlendirdiler. Bazen çok çatıştık, çok üzdük birbirimizi ama gün sonunda hep barıştık. Seneler sonra bile ne yaşandıysa hep iyiliğim için yaptıklarını anladım. Annem hep sınırlarımı zorlamayı öğretti mesela bana. Pes etmeye yakınken beni yerimden kaldırmadı, sadece kendimdeki gücü keşfetmem için ışık tuttu bana. Babam diğer babalar gibi sert bir figür değildi hiçbir zaman benim için. Çoğu zaman dert yandığım, belki o bilmese bile en içten konuşabildiğim objektif arkadaşım oldu. Beni tanıyan bilir, ben kardeşime aşık bir abla oldum hep. İlk defa birini bu kadar çok sevebileceğimi onunla keşfettim. Kardeşten öte arkadaş oldu o hep bana. Beraber büyüdüm onunla, her şeyi beraber yaşadık.

Söyleyeceğim şu ki, ben sevgiyle beslenen bir insandan asla zarar gelmeyeceğine inanıyorum. Aile sevgisi, arkadaş sevgisi ya da değer verilen bir şeye duyulan sevgi. Böyle sevgilerle kendi kendini kucaklayan insan, değer vermeyi bilen ve kıymet bilen insandır. Kendi kendini sevmek de bunlara dahil bence. Kendini sevip, kendini değerli bulduğun sürece bunu etrafınla çoğaltmaya çekinmezsin. Neşe ve sevgi saçarsın. Zaten etrafınla paylaşmazsan, egonu şişirir; deyim yerindeyse kendine müslüman bir şey olup çıkarsın.

Bugün elimdekilerle mutlu olmam gerektiğini bir kez daha hatırladım. O yüzden yazdım bütün bunları. Umarım okurken sizde sahip olduğunuz her şeyi bir kez daha bilinçle kucaklayıp etrafınıza pozitif enerji saçarsınız. Henüz elimiz ayağımız tutarken, aklımız başımızdayken, en önemlisi de hala nefes alabilirken belki de minik ve sıradanlaşmış ama aslında önemi en büyük şanslarımıza dokunmanın tam vaktidir.

Posted in: Genel

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.